Bir süredir bu platformda yazmıyordum.
Hayatta bazen durup düşünmek, hatta yön değiştirmek gerekiyor. Benim için de 28 Nisan 2025 böyle bir dönüm noktası oldu.
5 yılı aşkın süredir yürüttüğüm Yıldız Holding yönetim kurulu başkanlığı görevimi devrettim. Beş yıl kısa gibi görünebilir ama benim için oldukça yoğun, öğretici ve yer yer zorlayıcı bir dönemdi. 2020 yılının başlarında, göreve başladığım günden sadece iki hafta sonra tüm dünyanın kapanması, aslında bu sürecin nasıl başladığını özetliyor. Pandemi, dünyadaki ekonomik çalkantılar ve Türkiye’de 11 ilimizi etkileyen deprem gibi hepimizi derinden sarsan gelişmeler de bu dönemin bir parçasıydı. Stratejik olarak ise belki de en kritik kararımız şuydu: Küçülerek büyümek.
Bazı iştiraklerden çıktık. Odaklandık. Ana işimize döndük ve bunu kârlı büyüme hedefiyle yaptık. Bazı iştiraklerden çıktık. Odaklandık…
Ana işimize döndük ve bunu kârlı büyüme hedefiyle yaptık. Kolay başlıklar değildi ama ekip olarak önemli bir sınav verdik; ve başardık.Bu dönemde en çok önemsediğim konulardan biri kurumsallaşma oldu. İş süreçlerinin netleşmesi, rollerin tanımlanması ve organizasyonun daha sağlıklı işlemesi için ciddi bir çaba harcadık.
Bir diğer önemli alan ise insandı. Holdingin global değerlerini tüm çalışanlarımızla birlikte belirledik.
Özellikle kadın çalışanların organizasyon içinde daha etkin rol alması ve kadın paydaşlarla daha güçlü ilişkiler kurulması benim için ayrı bir anlam taşıyordu.
Bu kapsamda Kadın Platformu’nu hayata geçirdik.
Bir noktada şunu fark ettim:
Yıllardır süren yoğun tempoyla birlikte bir yorgunluk birikmiş. Ailemle de istişare ederek hayatımda yeni bir sayfa açtım. Bu dönemi bir “sabbatical” olarak tanımladım.
Akademik kökenli bir terim olan sabbatical, planlı bir ara verme sürecini ifade ediyor. Ben de tam olarak bunu yaptım. Yaklaşık bir yıl ara verdim.
Bu sürede biraz yavaşladım. Daha çok düşündüm, okudum, araştırdım. Özellikle yapay zekâ konusu dikkatimi fazlasıyla çekti. Gördüm ki öğrenme biçimlerimiz kökten değişiyor.
Artık bilgiye ulaşmak değil, doğru soruyu sormak daha önemli ama şunu da unutmamak gerekiyor:
Hayat sadece veri ve mantıktan ibaret değil. İnsan dediğimiz yapı çok daha karmaşık. Deneyim, sezgi ve duygular hâlâ oyunun en önemli parçaları.
Yeni dönemde kendime bazı prensipler koydum:
- Keyif aldığım işleri yapacağım
• Daha seçici olacağım
• Operasyonel rollerden uzak duracağım
• Dernek ve vakıflarla çalışarak sosyal etki yaratacak projelere daha fazla zaman ayıracağım ve en önemlisi, gençlerle daha fazla bir arada olacağım.
Son bir yılda birkaç panel ve sempozyuma katıldım. Önümüzdeki dönemde de bu tür platformlarda daha aktif olmayı planlıyorum.
Bu yazı aslında bir “merhaba”. Kim kime hoş geldin diyor emin değilim ama… Sanırım ben tekrar aranıza katıldım
Sizlerden de fikir ve etkileşim beklerim. Sizlerin katkılarıyla bu platformu daha anlamlı hale getirebiliriz.
Hangi konuları konuşalım?
Neleri daha çok paylaşayım?
İlk yazımda, 11 Nisan’da konuşmacı olarak katılacağım Türkiye Satın Alma Profesyonelleri ve Yöneticileri Derneği (TÜSAYDER) tarafından düzenlenen “Satınalmanın Yeni Çağı” sempozyumundan notlar paylaşacağım.
Görüşmek üzere.